

Geçmişin görkemli ve önemli, şimdinin de 400 nüfuslu, Yunanistan'ın en küçük adalarından biri olan Meis, Kaş/Antalya’ya sadece 2.1 km uzaklıkta, feribot yolculuğu 20 dk sürüyor. Turkcell çekiyor, halk az da olsa Türkçe biliyor ve hesabı TL ile ödeyebiliyorsunuz.
Meis, Rodos'a bağlı ve 118 km uzağında. Feribot ve havayoluyla bağlantısı var. Hem bu sebeple hem de Kaş’a olan bu denli yakınlığı sebebiyle yıllardır göçmen/mültecilerin kaçmak için en çok tercih ettiği adalardan biri.
![]() |
| OOTD: Elbise:Vakkorama, Gözlük:RayBan, Terlik:Birkenstock, Çanta:Botkier |
Adada en önemli uğraş sünger avcılığıyla birlikte az miktarda da üzüm ve zeytin yetiştiriciliği. Büyük geçim kaynağı ise, tabi ki turizm. Adadaki tek yerleşim yeri de doğu kıyısı yani Kastellorizo (Megisti) köyü.
Başta dediğim gibi Meis çok küçük bir ada, bu sebeple çoğu tatilciler buraya günübirlik seyahati tercih ediyor. Adada fazla otel seçeneği olmadığından konaklama ücretleri de diğer Yunan adalarına göre biraz daha pahalı.
Sakinliği ve sıcaklığıyla bizi kalbimizden vuran Meis'de, 2 gece 3 gün kalmayı tercih ettik. Sessiz ve sakin, tam bir dinlence tatili oldu. Huzura doyduk. booking.com dan bulup yer ayırttığımız Poseidon; yeterli kahvaltısı, şahane manzarası ve her biri özenle dekore edilmiş odalarıyla en güzel otellerdendi.
MEIS ADASI'NDA NELER YAPILIR?
| OOTD: Elbise: H&M, Bikini:Accessorize, Terlik: Crocs |
LİMANİ (MEIS LİMANI)
Öncelikle bol bol yüzülür :) Meis U şeklinde bir liman ve heryerinden denize atlamak mümkün. Su hep temiz ve berrak. Poseidon’un kendi şezlongları olduğundan biz ilk gün “U” limanın “Mesigti Otel” tarafından girdik, ama feribotun yanaştığı tarafta, en uçta Osmanlı Cami var. Onun önünde de beach bar ve şezlonglar yer alıyor. Burası da yüzmek için güzel bir alternatif. Limanı boydan boya yürümek max. 1,7 km. Ama adada herşey görsel olarak çok estetik ve güzel göründüğünden 20 dakikalık yolu 1 saatte anca yürüyorsunuz.
RESTORANLAR
Adada Meis Limanı boyunca sıra sıra denize karşı bir sürü küçük küçük restoran var. Akşamüstü oldu mu herbiri tek tek özenle masaları hazırlayıp, 16:00 feribotuyla dönmemiş olan tatilcileri beklemeye başlıyorlar. Tüm restoranlarda masalar denizin kenarında, sade, temiz ve özenli; yemekler taze ve lezzetli.
Biz, 2 gece 3 gün kalınca tabi, akşam-gündüz derken birçok restoranı deneme fırsatımız oldu. Önceden gelen arkadaşlarımdan aldığım tavsiyeler üzerine benim de favorilerim; Lazarakis, Alexandra's, Athena, St. George Beach Restoran.
![]() |
| Athena'nın "jumbo karides"leri St. George'un "çıtır karides" ve "nohut köftesi" |
| Lazarakis’de “ahtapot ızgara”, |
| Alexandra’s da “kalamar dolma” |
DENİZ, KUM, GÜNEŞ
Meis’e gelince mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri kesinlikle Mavi Mağara(Blue Cave). Mağaraya ulaşım küçük teknelerle sağlanıyor, tekneler 5-6 kişilik ve kişi başı ücret 10€. Ne kadar erken yola çıkarsanız, yüzme şansı o kadar artıyor. Bu sebeple de kaptan Antonis ile Mavi Mağara’ya doğru yolculuğumuz saat sabah 10:00’da bizi teknede bekleyen 4 kişiyle birlikte başladı. Kısa süren bir yolculuktan sonra Mavi Mağara'ya ulaştık. Denizden bakıldığında çok dar bir girişi olan bir mağaraya tekneyle girmedik, Antonis bizi girişte bekledi.
İçerisi büyüleyici bir yer. Deniz mavi değil, lacivert değil fosforlu ışıl ışıl parlayan bir mavilikte ve ummadığımız bir derinlikle. Mağaranın içerideki tavan yükseliği de girişin aksine çok yüksek. Tam bir görsel şölen, fantastik bir filmde kahraman gibi hissediyor insan kendini.
İçerisi büyüleyici bir yer. Deniz mavi değil, lacivert değil fosforlu ışıl ışıl parlayan bir mavilikte ve ummadığımız bir derinlikle. Mağaranın içerideki tavan yükseliği de girişin aksine çok yüksek. Tam bir görsel şölen, fantastik bir filmde kahraman gibi hissediyor insan kendini.
| Mavi Mağara Girişi |
AYA YORGİ & ST. GEORGE BEACH
Aya Yorgi Meis’in kıyısında minicik bir ada, 5 dk’da Meis Limana ulaşabiliyorsunuz. Mavi Mağara sonrası isteyenleri kaptanlar buraya bırakıyor, geri dönmek istediğiniz saatte de geri alıyorlar. Şezlong ve şemsiye iki kişi için 6 Euro. İsterseniz 1 saat oturun, isterseniz tüm gün yatın, farketmiyor. Deniz pırıl pırıl, ama sığ. Kumsal yok, yer yer kayalık yer yer yosun ve kum akvaryum gibi bir deniz. Sıcaklığı tam tadında ne soğuk ne sıcak şurup gibi derler ya aynen öyle işte. Tesis, "Yabancı Damat" modelinde evlilikleri olan genç bir çift tarafından işletiliyor. Yemekler harika; çıtır mini karides, kalamar ve nohut köftesi. Siparişte özellikle nohut köftesi atlanmamalı, ilginç ve güzel bir lezzet.
SOKAKLAR
Adanın çarşısı zengin değil. Alışveriş için birkaç butik, hediyelik eşya dükkanı ve bir iki market var. Ama göz atmakta fayda var, değişik şeyler bulunabilir. Ara sokaklar çok güzel, tablo gibi; küçük ve sevimli evler, pansiyonlar, butik oteller göreceksiniz. Sokaklara dalın-çıkın-keşfedin, fotoğraf çekmeye doyamayacaksınız, büyüleneceksiniz.
| Meis ara sokaklar |
CASTEL ROSSO (KIRMIZI KALE)
![]() |
| Kaleden Meis Limanı |
“Kastellorizo” (Castel Rosso ya da Kırmızı Kale) ismi; hem Meis Adası’na hem de kaleye eski kaleden kalan taşlar gün batımında kırmızı göründüğü için verilmiş. Bugünki kale, 14.yy’da haçlı seferlerinden sonra kurulan savaşçı rahip tarikatı "Saint Jean Şövalyeleri" tarafından M.Ö.4. Y.Y.’ dan kalan eski kale kalıntıları üzerine yapılmış ve kullanılmış.
MANDRAKİ LİMANI
Meis’in girişindeki ana liman olan Limani dışında bir de daha çok balıkçıların kullandığı bir ikinci liman var; Mandraki Limanı. Denizin pek güzel olduğu söylenemez, yer yer kayalık ve yosunlu ama buradan da girenler, sahilde keyif yapanlar var. Yine ara sokalarda turlayıp, kalenin oradan limanı seyredebilirsiniz.
İnsanın Meis’e doyması mümkün değilmiş gibi geliyor, resmen mest olduk. Artık Kaş’a her gelişte Meis’e de uğramak şart oldu.
Seneye yine görüşmek üzere Meis!
Daha fazla fotoğraf için instagram : @ilgnnrn ve @brzyemekbrztasarim
#fashion #style #fisheye #iphone6s #photography #gezi #seyahat #tatil #kesif #Avrupa #Yunanistan #Meis #Yunan #adalar
Birkaç hafta önce yine komşuyu ziyaretteydik. Bu seferki tercihimiz Samos oldu. Samos Yunan adalarının içinde bana göre en samimisi, en naifi.
Samos'a feribot yolculuğu, Kos, Sakız ve Midilli'den biraz daha fazla sürüyor. Sabah 9.00' da kalkması gereken feribot genelikle biraz geç kalkıyor ve bu sebeple 11.30-12.00' ye doğru adaya giriyor. Yaklaşık iki saatlik feribot yolculuğunda hangi albümü dinledik?
Pink Martini, Get Happy.
Pink Martini, Get Happy.
Vathi
Vathi, Samos'un başkenti ve en büyük kasabası. Sahil boyunca, denize karşı yan yana sıralanmış kafe, restoran ve dükkanlarıyla oldukça hareketli ama tabi ki diğer popüler Yunan adaları gibi kalabalık ve keşmekeş değil. Sanırım bu adanın en sevdiğim tarafı bu oldu.
Ayrıca adanın en önemli tarihi iki müzesinden bir tanesi Vathi'de diğeri de Mytilini Köyünde. Antik tarihi eserlerin sergilendiği Vathi Arkeoloji Müzesi'nde yer alan 4.5 metre boyundaki dünyaca ünlü dev antik Yunan heykeli Kouros ilgi çekici.
Otelimiz, Vathi merkezde Mirini Hotel. Limana yürüyerek 15 dk, Gagkou Plajı'nın hemen yanında, odalarının manzarası nefis ve fiyatı makul, otantik bir otel. Sahipleri güler yüzlü ve hoşsohbet, kahvaltısı yeterli hatta Türk Çayı (Çaykur Rize:) bile var.
![]() |
| Mirini Hotel Vathy |
![]() |
| Gakgou Plajı |
| Gakgou Plajı. Çanta: Basmatik, Şapka: Accessorize |
Akşam yemeğimizi sahil boyunca sıralanmış restoranlardan birinde yedik. Bütün restoranlarda fiyatlar ve lezzetler aşağı yukarı aynı, biz Para Pente'yi seçtik. Menümüzde, Greek Salata, Kalamar, Sardalya ve Ouzo vardı. Her şey çok lezzetli ve tazeydi. Sahibiyle birer bardak Ouzo eşliğinde hoş sohbet yaptığımız keyifli bir akşam oldu.
![]() |
| Para Pente |
Vathi'de gece hayatı çok canlı. Kefalopoulou üzerinde, Gagou Plajı yönünde sıralanmış güzel gece kulüpleri var. Denize sıfır, harika bir manzaraya karşı, sabaha kadar, güzel müzik dinleyip, bir şeyler içebilirsiniz. Favorimiz Mezza Volta.
![]() |
| Mezza Volta |
Ano Vathi (Old City)
Ano Vathi Kasabası, adanın merkezinin kuzeydoğusunda ve tepede yer alan "eski şehir" bölgesi. Epey tepede bulunduğundan, yokuşu taksiyle çıkıp, dönüşte ara sokaklardan yürüyerek inmek en güzel gezme şekli.
Pithagorio (Pythagorion)
Pithagorio kasabası Vathi'den 14 km uzaklıkta şirin bir kıyı kasabası. En kolay ve makul ulaşım yolu olan otobüs, ada halkı ve turistler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Otobüs terminali Vathi'nin ünlü Aslanlı Meydanı'na çok yakın, ikinci liman tarafına doğru yürüyerek terminale kolayca ulaşılıyor.
Pithagorio (Pisagor) Kasabası adını, burada doğan antik çağın ünlü matematikçisi Pisagor'dan alır ve şehrin en güzel limanına ve kale kalıntılarına sahip görülmesi gereken bir bölgesidir. Limanın sonundaki Pisagor Heykeli ve tepede yer alan Efpalinian Tüneli (su boru hattı) görmeden geçmek olmaz.
Biz vaktimiz kısıtlı olduğundan gidemedik ama Kokkari de Pythagorion gibi turistlerin en çok tercih ettiği ve en beğenilen kasabalarından biri.
![]() |
| Pisagor Kasabası |
Yunanlıların kafelerde, sokaklarda, kısaca her yerde günün her saati severek tükettikleri Frappe çılgınlığına biz de uyduk:) "Frappe" (hazır kahvenin soğuk içilen şekli) çok sert olmasına rağmen saatlerce içilebiliyor. "Crema Freddo" ise biraz daha yumuşak, kremalı ve çikolata parçalı olduğundan benim favorim :)
![]() |
| Crema Freddo |
Adada yine bir başka sevdiğim atıştırmalıklardan biri de "Ispanaklı Tart". Çıtır çıtır, bol ıspanaklı lezzetli mi lezzetli bir börek.
Son olarak, adadan ayrılmadan neler alınabilir?
Bütün hediyelik eşya satıcılarında bulabileceğiniz "Pisagor Bardağı"ndan ve tatlı Samos şarabından almanızı tavsiye edebilirim.
Tatilden döner dönmez işlere boğulunca, ancak yazmaya fırsat bulabildim. Geçen hafta sonu 5. Alaçatı Ot Festivali'ndeydik. Her bahar, doğanın uyandığı, bin bir çeşit otun etrafımızda yeşerdiği bu dönemde, Nisan'da yapılıyor bu festival. 2010 yılından beri gerçekleşen festivalin bu sene yine dolu dolu 4 günlük bir programı vardı. Yemek atölyeleri, doğa yürüyüşleri ve birbirinden yaratıcı otlu yemeklerin sunumu ile Alaçatı'da baharın gelişi doyasıya kutlandı.
Ekim'de Midilli, mevsim olarak güzel olsa da "bayram tatili" tercihi olarak biraz hatalıydı. Havaların güzel gitmesi sebebiyle çoğu kişi tatil için burayı tercih etmişti. Bu sebeple adaya giriş-çıkışlarda pasaport kontrolü için uzun süre beklemek zorunda kaldık. Kendi adıma, eğer bir daha gelmeyi planlarsam bayrama denk gelmeyen tarihleri seçeceğim :)
Nerede Kaldık? Orfeas Hotel. Eğer otelden yana çok bir beklentiniz yoksa, sadece temiz olması, merkezi olması vb. kriterleriniz varsa en doğru tercihlerden biri Orfeas. Odaları ve banyoları küçük fakat, temiz ve çok merkezi bir konumda. Yürüyerek kolayca her yere ulaşabiliyorsunuz.
http://www.tripadvisor.com.tr/Hotel_Review-g1450327-d2571335-Reviews-Orfeas_Hotel-Mytilene_Lesbos_Northeast_Aegean_Islands.html
Otele yerleştikten hemen sonra yapılacak ilk iş araba kiralamak ve haritadan rota çizdirmek. Bütün araba kiralama firmaları haritadan aynı rotayı çiziyor ve aynı yerleri görmenizi, aynı şeyleri yiyip içmenizi tavsiye ediyor.
Peki bol bol araba yolculuğu yaptığımız Midilli tatilimizde hangi albüm dinledik? Jason Mraz, We Sing, We Dance, We Steal Things (2008)
Nerde Ne Yedik?
PLOMARI Biz gezimize adanın güney tarafından, Plomari'den başladık. Tatilcilerin çoğu Plomari'yi son günlere bıraksa da, biz ilk günden gitmeyi tercih ettik. Plomari'ye varır varmaz, hemen denizin kenarında yan yana birkaç küçük balıkçı var. Biz de hemen bir tanesine oturduk. Tercihimiz "The Sea Shell Taverna".
Daha önceden gelip görenlerden aldığımız tüyolarla, menümüzde; Greek Salata, Saganaki Karides (Sahanda Karides) ve Mythos Bira. Bir de tavsiyeler üzerine şaraplı sübye sipariş ettik fakat ben pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Benim favorim karides. Her ne kadar kabuklu servis edilmesiden dolayı yemesi biraz meşakkatli olsa da, asıl tadı veren de kabuklu olması. Çünkü kabuğun içindeki et suyunu salamadığından diri ve löp. Sosunda da peynir, domates, maydanoz ve soğan var.
Ertesi gün istikamet Molivos!
Bugün rotamız Molivos. Molivos'a giderken yolda es geçmememiz gereken köylere de uğraya uğraya, yine uzun bir yol katettik.
MANTAMADOS Mantamados, manda eti, sütü ve yoğurduyla Midilli'nin en meşhur köylerinden biri. Tepede yer alan Taxiarchis Kilisesi'de mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Harika bir avlusu olan büyük bir kilise. Bahçedeki uçağın anlamını merak edenlere; zamanında bu bölgede 7 pilot düşmüş ve 7'si de kurtulmuş. Bu yüzden Taxiarchis'in göklerin kurtarıcı meleği olduğuna inanılıyor. Ayrıca bu kilisede dilenen dileklerin gerçek olduğuna inanılıyor. Biz de dileklerimizi dileyip, ardından kilisenin bahçesindeki kafede de ballı yoğurt yedik. Mola vermek için keyifli bir yer.
MOLIVOS (Mitimna)
Adanın kuzeybatı ucunda yer alan Molivos, gösterişli ve zengin kültürel geçmişiyle adanın turizm başkenti. Daracık sokakları, taş ve ahşaptan yapılmış binalarıyla adeta bir tabloyu andırıyor. Molivos gezimize ilk olarak kaleden başlıyoruz. Otaçağ'dan kalan bu kale hem tarihi hissetirmesiyle hem de manzarasıyla tek kelimeyle muhteşem.
Daha sonra limana doğru yürüyoruz ve yürürken aldığımız tavsiyeler üzerine "Octopus" (Ahtapot) Restoran' a oturuyoruz. Menümüzde yine vazgeçilmez lezzetimiz Greek Salata, Kalamar Izgara, Sardalya var. Restorandaki herşey çok taze ve lezzetli. Fiyatlar da gayet makul.
AYASOS (Agiasos) Merkezden yaklaşık 30 km uzakta ve Olympos dağının eteğinde yer almaktadır. Yemyeşil doğası, geleneksel mimarisi, daracık sokakları ve cana yakın halkı ve esnafıyla kendine has bir dağ köyü Agiasos.
Küçük bir meydanı var. Herşey burada. Bakkallar, küçük restoranlar, kafeler. Bir de meşhur bir kahvesi ve kilisesi var.
Agiasos, Midilli'nin seramikçilik ve tahta oymacılığıyla öne çıkan yerleşim yerlerinden. Köyün hemen girişindeki sıra sıra seramikçilerdeki çeşitlilik herkesin gözlerini kamaştırıyor. Bunlar da bizim kahve fincanlarımız :)
Ayrıca merkezdeki bakkallardan peynir ve çiçek balı alabilirsiniz. Balı özellikle tavsiye edebilirim, gerçekten organik. Şekerleşmiş ve koyu, çiçek kokuyor. Tadı eskilerden, yavaş yavaş unutmak üzere olduğumuz lezzetlerden.
MİDİLLİ ŞEHİR MERKEZİ Merkezde yapılacak, görülecek, keşfedilecek pek çok şey var. Hergün yeni bir güzelliğe rastlıyorsunuz. Adaya şöyle bir bakınca heybetiyle Agios Therapontas Kilisesi'nin gözden kaçması mümkün değil. Onunla birlikte eski çarşı tarafında bir büyük kilise daha var. Etrafındaki dükkanlarda çok zevki ve orjinal şeyler satılıyor.
Bu Vintage dükkan da en beğendiklerimden. İçerideki takılara bir göz atın derim.
Hergün yemek sonrası lezzet durağım, Maskotiça Pastanesi. Sakızlı dondurması favorim. Sabah kahvaltısı için aldığımız Paskalya Çöreği de çok lezzetliydi.
Akşam yemeği için, Midilli'den Molivos yoluna çıkan yol üzerinde hemen sağda yer alan sıra sıra tavernalardan birini seçtik. Burası diğer tavernalara göre biraz daha salaş ve makul fiyatlı. Menümüzde yine Greek Salata baş köşede olmak üzere, kalamar ve Ouzo var.
Midilli'den Neler Aldık?
Midilli'den dönmeden önce büyük marketlerden birinden alıveriş yapıyoruz. Özellikle yabancı peynirleri çok ucuza bulabiliyorsunuz. Biz de çeşit çeşit peynirler, süt ( NOYNOY), keçi yoğurdu, zeytinyağı, zeytin, bal ve Ouzo alışverişimizi yapıp ve dönüş için limana geçtik. Aklınızda olsun bayram gibi bir tatil döneminde geldiyseniz, limana erken geçmekte fayda var. Pasaport kontrolü için az kişi çalışıyor ve çok kalabalık olabiliyor.
Αντίο (Antío) !
Yaklaşık 2 hafta önce Maldivler'deydik. Şubat ayında deniz, kum, güneş her ne kadar keyfimizi yerine getirip içimizi ısıtsa da pek çok kişi gibi biz de "biraz" sıkılanlardanız :) Daha önceden Tayland ve Endonezya'yı görmüş ve çok keyifli vakit geçirmiş olmaktan ötürü bir kıyaslama yapıp Maldivler'e haksız davrandık. Ama tabiki önyargılı olunmamalı, turkuvaz renkli okyanusda yüzmek ve bembeyaz kumlara yatıp keyif yapmak için mutlaka gidip görülmeli, bu keyfe varılmalı.
Nerede Kaldık? Bizim odamız deniz üstü bungolovlardandı ve yavru bir köpek balığı da hemen yanıbaşımızda bizimle yaşıyordu. İlk günler denize girmeye epey çekindik ama sonra baktık ki bu korku yersiz. Asıl o bizden korkuyor ve biz denize girer girmez hemen ortadan yok oluyordu.
Mutfakta Neler Var? Maldivler'in mutfağına göz atarsak, "balık" ve "deniz ürünü" ağırlıklı olduğu söylenebilir. Çok çeşitli balık türleri ile karşılaşmak münkün. Ton balığı yemeklerde en çok karşımıza çıkan balık türlerinden.
Bugün Male şehrindeki "Local Market" ziyaretimizden bahsedeceğim. Birçok balık türü, meyve ve sebzeleri burada görebilmek mümkün. Ayrıca balıkların tadına da bakabileceğiniz küçük dükkanlar da var. Mesela kurutulmuş Maldiv balığının tadına bakmanızı tavsiye ederim.
Maldivler'de Pazar Gezisi
Daha önce de bahsettiğim gibi Maldiv mutfağı ağırlıklı olarak balık ve deniz ürünlerinden oluşuyor. Ton balığı (Tuna Fish, Maldive Fish diyorlar), Küçük Ton Balığı (False Albacore ya da Little Tuna diyorlar), Sarı Yüzgeçli Orkinos (Yellowfin Tuna) en çok karşılaşımıza çıkan balık türlerinden. Kurutulmuş veya tütsülenmiş olarak servis ediliyor.
Tropikal iklime sahip olan Maldivler'de çeşit çeşit tropikal meyveleri tadabilmek mümkün.
Hindistan cevizi ve ananas adada en çok karşımıza çıkan yiyeceklerden. Hindistan Cevizi kahvaltı ve yemeklerde çok kullanılıyor. Ayrıca lezzetli, serinletici bir içecek olarak ve çeşitli kokteyllerin yapımında da kullanılmaktadır.
Adada yetişen sebzelerden bazıları ise renkli biberler, kabak, bal kabağı, patlıcan, turp ve bizdeki bamyayı andıran bir çeşit sebze.
Maldivler'den Neler Aldık?
Pazarlardan; fıstık ve ton balığı konservesi.
Maldivler'in mercan resifi olmasından ötürü çok güzel mercan takılar bulabilmek mümkün. Maldivler'e özgü takılar; Mercan bileklik, köpek balığı dişi kolyesi ve bir de hediyelik eşya olarak, pareo, batik bluz, buzdolabı magneti ve deniz kabuğu mum.














.jpg)



.jpg)
.jpg)











.jpg)
.jpg)
